İçeriğe geç
İşletme sahibi için muhasebe

KDV neden senin paran değil

Başlangıç3 dakika

Bu dersten önce Gelir ve gider: hangi para senin, hangisi değil okunmuş olmalı.

Bu dersten sonra

  • Faturada hesaplanan KDV ile kazancı birbirine karıştırmamak
  • Ödenecek KDV ile devreden KDV arasındaki farkı söyleyebilmek

Katma değer vergisi, işletmenin geliri değildir. Satışta alıcıya yansıtılır, dönem sonunda devlete ödenir; işletme arada taşıyıcı konumundadır. Cümle basit görünür. Nakit sıkışmasının en yaygın sebebi ise tam olarak bu cümlenin unutulmasıdır.

Mekanizma

Vergiyi doğuran olay, paranın el değiştirmesi değil, malın teslimi veya hizmetin ifasıdır. Pratikte bu, faturanın düzenlendiği an demektir.

Dönem sonunda, o dönemde düzenlenen faturalarda hesaplanan katma değer vergisinden, alınan faturalarla yüklenilen katma değer vergisi indirilir. Kalan tutar beyan edilip ödenir.

  • Hesaplanan, yüklenilenden fazlaysa aradaki fark ödenir.
  • Hesaplanan, yüklenilenden azsa ödenecek vergi çıkmaz ve fark sonraki döneme devreder. Buna devreden KDV denir; bir alacak gibi birikir ve ileride hesaplanan vergiden indirilir.

Kayıtta nerede durur

Kaydı sen yapmıyorsun, ama verginin defterde ayrı bir yerde durduğunu görmek "benim param değil" cümlesini somutlaştırıyor. 1.000 liralık bir satış yaptığını ve faturaya 200 lira katma değer vergisi eklediğini varsay; müşteri 1.200 lira ödüyor.

Borçlu

  • Kasa: 1.200

Alacaklı

  • Yurt içi satışlar: 1.000
  • Hesaplanan katma değer vergisi: 200

Kasaya 1.200 lira girdi, gelir olarak yazılan 1.000 lira. Kalan 200 lira bir gelir hesabında değil, bir borç hesabında duruyor: devlete olan borcun. Defter bunu kaydın ilk anında ayırıyor, çünkü ayırmadığı anda hem gelir hem kazanç yanlış görünür.

Alışta aynı mekanizma ters yönde çalışır: aldığın faturadaki vergi indirilecek katma değer vergisi olarak birikir ve dönem sonunda hesaplanan vergiden düşülür.

Nakit sıkışmasını iki yoldan yaratır

Birincisi vadeli satıştır. Faturanın düzenlendiği dönemin vergisi, müşteri henüz ödeme yapmamış olsa bile beyan edilir ve ödenir. Tahsil edilmemiş bir bedelin vergisi işletmenin kendi kaynağından çıkar.

İkincisi tahsil edilen verginin görünmezliğidir. Müşteriden alınan katma değer vergisi banka hesabına girer ve işletmenin kendi parasıyla aynı yerde durur. Ay içinde harcanırsa, beyan zamanı geldiğinde ödenecek tutar için ayrıca kaynak bulmak gerekir.

Müşterinin ödemediği fatura vergiyi ortadan kaldırmaz; beyan yine gelir. Vadeli satışlarda tahsilat takvimini beyan ve ödeme tarihlerine göre kurmak, sıkışmayı önlemenin en sağlam yoludur. Tahsil edilen vergiyi ayrı tutmak da işin diğer yarısıdır.

İndirim hakkı kendiliğinden doğmaz

Yüklenilen verginin indirilebilmesi için üç şart birlikte aranır: alımın işin gereği olması, usulüne uygun bir belgenin bulunması ve belgenin yasal defterlere zamanında kaydedilmesi. Bedelin henüz ödenmemiş olması indirimi engellemez. Belge eksikse ya da kayıt yapılmamışsa, ödeme yapılmış olsa bile vergi indirilemez ve doğrudan maliyete döner.

Çekmecede unutulan bir fatura bu yüzden iki kez kaybettirir: harcama gider yazılamaz, vergisi de indirilemez.

Devreden vergi erimezse

Devreden katma değer vergisi birikir ve sonraki dönemlerin hesaplanan vergisinden indirilir; çoğu işletmede zamanla erir. Ama her zaman erimez. Büyük bir yatırım yapmış, stok yığmış ya da satışı istisna kapsamında olan bir işletmede devreden tutar büyüyerek durur.

O noktada ikinci bir soru doğuyor: bu tutar iade alınabilir mi? İade hakkı her devreden vergi için doğmaz, kanunun saydığı hâllere bağlıdır. Bilançoda büyüyen bir devreden vergi gördüğünde müşavirine sorulacak soru tam olarak budur, çünkü iade hakkı varsa ve kullanılmıyorsa işletmenin parası devlette bekliyor demektir.

Her işlem aynı işlemez

Bazı işlemler katma değer vergisinden istisnadır. Bazılarında verginin bir kısmını alıcı keser ve kendisi beyan eder; buna tevkifat denir. Hangi işlemin hangi kapsama girdiği listelere bağlıdır ve listeler zaman zaman değişir.

Burada bilinmesi gereken listenin kendisi değil, şudur: faturayı keserken işlemin bu kapsama girip girmediğinden emin değilsen, kesmeden önce sor. Yanlış düzenlenmiş bir fatura düzeltilebilir, ama bedelsiz düzeltilmez.

Beyan günü ile ödeme günü aynı gün değil

Vergi her satışta tek tek ödenmiyor: dönem olarak toplanıyor, beyan ediliyor ve ödeniyor. Beyan dönemi her mükellef için aynı değil, beyan ile ödeme tarihleri de aynı güne düşmüyor. Burada tarih verilmiyor, çünkü takvim değişebiliyor; bilinmesi gereken şey bu iki tarihin ayrı olduğu ve ikisinin de nakit planında yer tuttuğu.

Takvimi bilmeyen işletmenin yaptığı hata hep aynı: beyan edilen tutarı gördükten sonra ödeme gününe kadar geçen süreyi serbest para sanmak. O para serbest değil, ödeme sırasına girmiş durumda. Hangi beyannamenin hangi ritimde geldiğini beyanname takvimi dersi ayrıntılı anlatıyor.

Fiyata ikinci kez eklemek

Yüklenilen vergiyi maliyet sanıp satış fiyatına yeniden eklemek ürünü gereksiz pahalı yapar. İndirim hakkı bulunduğu sürece alışta yüklenilen vergi işletmenin maliyeti değildir; indirilir.

Dahil ve hariç tutarları karıştırmamak için KDV hesaplama aracını kullanabilirsin.

Kendini sına

Her soruda ilk seçimin sayılır. Açıklama, seçim yapınca açılır.

  1. Faturana eklediğin KDV için en doğru tanım hangisidir?

  2. Bir dönemde hesapladığın KDV, alışlarda sana yansıtılan KDV'den azsa ne olur?

  3. Vadeli bir satışta müşteri henüz ödeme yapmadı. Faturadaki KDV ne zaman beyan edilir?

  4. Alışta sana yansıtılan KDV'yi indirebilmek için ne gerekir?

  5. 1.000 liralık satışa 200 lira KDV ekledin, müşteri 1.200 lira ödedi. Gelir olarak ne kadar yazılır?

İlerlemeni kaydetmek, kaldığın yerden devam etmek için giriş yapabilirsin. Dersi okumak için gerekmiyor.

Giriş yap

Bu ders şu yollarda da okunuyor: Muhasebe mesleğine giriş