İçeriğe geç
Sınava hazırlık

Kapsamına göre maliyet: tam, normal, değişken, asal

Orta3 dakika

Bu dersten önce Maliyet muhasebesi genel muhasebeden nerede ayrılır okunmuş olmalı.

Bu dersten sonra

  • Dört maliyet kapsamını ve içerdikleri unsurları sayabilmek
  • Hangi kapsamın hangi karar için kullanıldığını açıklayabilmek

Maliyet tek bir sayı değil. Hangi giderlerin hesaba katıldığına göre aynı üretim için farklı tutarlar çıkıyor ve her tutar farklı bir soruyu cevaplıyor.

Sabit ve değişken gider ayrımı

Kapsam ayrımlarını anlamak için önce bu ayrım gerekiyor.

Değişken giderler üretim miktarıyla birlikte değişiyor: hammadde, parça başı işçilik, üretimde kullanılan enerji. Üretim iki katına çıktığında bu giderler de yaklaşık iki katına çıkıyor.

Sabit giderler üretim miktarından bağımsız: fabrika kirası, makine amortismanı, ustabaşı ücreti. Üretim artsa da azalsa da aynı kalıyor.

Bazı giderler ikisinin karışımı: bir kısmı sabit, bir kısmı kullanıma bağlı. Elektrik faturasındaki sabit ücret ile tüketim bedeli buna örnek.

Ayrımın pratik sonucu şu: üretim arttıkça birim maliyet düşüyor, çünkü sabit giderler daha fazla birime dağılıyor. Bu, maliyet muhasebesinin en çok kullanılan tek gözlemi.

Dört kapsam

Tam maliyet. Direkt malzeme, direkt işçilik ve genel üretim giderlerinin tamamı. Genel üretim giderlerinin sabit kısmı da dâhil. Mali tabloların hazırlanmasında esas alınan kapsam bu.

Normal maliyet. Direkt malzeme, direkt işçilik ve genel üretim giderlerinin değişken kısmının tamamı ile sabit kısmının yalnızca kullanılan kapasiteye düşen payı. Boş kapasiteye düşen sabit gider maliyete girmiyor, dönem gideri yazılıyor.

Değişken maliyet. Yalnızca değişken giderler: direkt malzeme, direkt işçilik ve genel üretim giderlerinin değişken kısmı. Sabit giderlerin tamamı dönem gideri.

Asal maliyet. Yalnızca direkt malzeme ve direkt işçilik. Genel üretim giderleri hiç girmiyor. En dar kapsam.

Sıralama kapsam genişliğine göre: tam, normal, değişken, asal. Aynı üretim için bulunan maliyet de bu sırayla küçülüyor.

Hangisi hangi karar için

Kapsam seçimi keyfî değil, soruya bağlı.

Mali tablolar için tam maliyet. Mevzuat ve muhasebe standartları, stokların üretim giderlerinin tamamını içerecek biçimde değerlenmesini istiyor. Dolayısıyla bilanço ve gelir tablosu tam maliyetle kuruluyor.

Kapasite kullanımını görmek için normal maliyet. Boş kapasitenin maliyeti ürüne yüklenmiyor, ayrı görünüyor. Bu, atıl kapasitenin işletmeye neye mal olduğunu ölçüyor.

Kısa vadeli karar için değişken maliyet. Ek bir siparişi kabul etmeli miyim sorusunda sabit giderler zaten oluşuyor; karar değişken maliyetle fiyatın karşılaştırılmasına bağlı. Katkı payı hesabı buradan doğuyor.

Üretim verimliliğini izlemek için asal maliyet. Dağıtım kararlarının gürültüsünden arınmış, doğrudan ölçülebilen iki kalem.

Bir örnek üzerinden

Bir atölye bir ayda 1.000 birim üretiyor. Direkt malzeme 40.000 lira, direkt işçilik 30.000 lira, genel üretim giderlerinin değişken kısmı 10.000 lira, sabit kısmı 20.000 lira.

  • Asal maliyet: 70.000 lira, birim 70 lira.
  • Değişken maliyet: 80.000 lira, birim 80 lira.
  • Tam maliyet: 100.000 lira, birim 100 lira.

Atölyenin kapasitesi 1.250 birim olsaydı ve yalnızca 1.000 birim üretilmiş olsaydı, normal maliyette sabit giderin beşte biri boş kapasiteye düşer ve maliyete girmezdi: 96.000 lira, birim 96 lira. Kalan 4.000 lira dönem gideri olarak yazılırdı.

Aynı üretim, aynı giderler, dört ayrı birim maliyet. Hiçbiri yanlış değil; dördü ayrı soruya cevap veriyor.

Katkı payı

Değişken maliyet kapsamının en çok kullanılan çıktısı katkı payı: satış fiyatı eksi birim değişken maliyet.

Katkı payı, satılan her birimin sabit giderleri karşılamaya ve kâra ne kadar katkı yaptığını gösteriyor. Yukarıdaki örnekte fiyat 120 lira olsa, katkı payı 40 lira olur.

Başabaş noktası buradan çıkıyor: sabit giderler toplamı bölü birim katkı payı. 20.000 bölü 40 eşittir 500 birim. Beş yüzüncü birimden sonra işletme kâra geçiyor.

Bu hesabın sınavda da uygulamada da en çok sorulan biçimi bu. Tam maliyetle yapılan bir hesap aynı cevabı vermiyor, çünkü tam maliyet sabit gideri birime dağıtmış durumda ve sabit gider iki kez sayılıyor.

Kapasite kavramları

Normal maliyet kapsamı kapasiteye dayandığı için kapasitenin ne olduğunun tanımlanması gerekiyor ve birkaç ayrı tanım var.

Teorik kapasite, hiç durmadan, hiç arıza olmadan ulaşılabilecek en yüksek üretim. Gerçekte ulaşılamıyor, bir üst sınır olarak duruyor.

Pratik kapasite, kaçınılmaz duruşlar, bakım ve tatiller düşüldükten sonra ulaşılabilir üretim.

Normal kapasite, birkaç dönemin ortalaması alınarak bulunan ve talep dalgalanmalarını da hesaba katan düzey.

Fiilî kapasite, o dönemde gerçekten yapılan üretim.

Boş kapasite, pratik ya da normal kapasite ile fiilî kapasite arasındaki fark. Normal maliyet kapsamında bu farka düşen sabit gider maliyete girmiyor ve ayrı görünüyor.

Hangi kapasitenin esas alındığı sonucu değiştiriyor. Teorik kapasiteye göre hesap yapılırsa boş kapasite hep büyük çıkıyor; normal kapasiteye göre yapılırsa dalgalanmalar yumuşuyor. Uygulamada normal kapasite tercih ediliyor.

Kendini sına

Her soruda ilk seçimin sayılır. Açıklama, seçim yapınca açılır.

  1. Asal maliyet hangi unsurlardan oluşur?

  2. Mali tablolar hangi maliyet kapsamıyla kurulur?

  3. Normal maliyet kapsamında boş kapasiteye düşen sabit gider ne olur?

  4. Katkı payı nasıl hesaplanır?

  5. Üretim arttıkça birim maliyet neden düşer?

İlerlemeni kaydetmek, kaldığın yerden devam etmek için giriş yapabilirsin. Dersi okumak için gerekmiyor.

Giriş yap

Bu ders şu yollarda da okunuyor: Sıfırdan ileri düzeye