İçeriğe geç
Muhasebe mesleğine giriş

Karşılık kavramı ve kıdem tazminatı karşılığı

İleri3 dakika

Bu dersten önce Tekdüzen hesap planı nasıl okunur okunmuş olmalı.

Bu dersten sonra

  • Karşılık ile borcu ve koşullu yükümlülüğü ayırt edebilmek
  • Kıdem tazminatı karşılığının neden her yıl ayrıldığını açıklayabilmek

Karşılık, gerçekleşmesi muhtemel ve tutarı tahmin edilebilir bir yükümlülük için ayrılan tutardır. Üç kavramın ortasında duruyor ve ayrımları bilmek gerekiyor.

Borç, karşılık, koşullu yükümlülük

Borç, tutarı ve vadesi belli bir yükümlülük. Satıcıya olan 40.000 liralık borç, vadesi belli ve tutarı kesin.

Karşılık, yükümlülüğün doğduğu ama tutarının veya zamanının kesinleşmediği durum. Çalışanların kıdem tazminatı hakkı her geçen yıl büyüyor; ne zaman ve kaç lira ödenecek bilinmiyor, ama yükümlülük doğmuş durumda.

Koşullu yükümlülük, henüz doğmamış, bir koşula bağlı olan durum. Açılmış bir davada aleyhte karar çıkarsa ödeme yapılacak; karar çıkmadan yükümlülük doğmuyor. Bu durumlar kayda alınmaz, dipnotlarda açıklanır.

Ayrım pratikte şu soruyla yapılıyor: bu yükümlülük bugün var mı, yoksa bir şeyin olmasına bağlı mı? Varsa karşılık, bağlıysa açıklama.

Karşılık ayırmak neyi sağlar

Karşılık, gideri ait olduğu döneme yazdırıyor. Bunun olmaması hâlinde gider, ödemenin yapıldığı döneme düşer ve iki dönem birden yanlış olur: yükümlülüğün doğduğu dönem olduğundan kârlı, ödemenin yapıldığı dönem olduğundan zararlı görünür.

Dayanağı dönemsellik ve ihtiyatlılık kavramları. Dönemsellik gideri ait olduğu döneme bağlıyor, ihtiyatlılık ise muhtemel bir yükümlülüğün göz ardı edilmemesini istiyor.

Kayıt şöyle işliyor: ilgili gider hesabı borçlanır, karşılık hesabı alacaklanır. Karşılık hesabı pasif karakterli ve bilançoda yükümlülük olarak görünüyor.

Kıdem tazminatı karşılığı

En yaygın karşılık türü bu. Belirli koşullarla işten ayrılan çalışanın kıdem tazminatına hak kazanması, işverene bir yükümlülük yüklüyor ve bu yükümlülük çalışanın her çalıştığı yılla büyüyor.

Her dönem sonunda, o tarihe kadar birikmiş yükümlülük hesaplanır ve karşılık o tutara tamamlanır.

Borçlu

  • 770 Genel Yönetim Giderleri: dönemin karşılık payı

Alacaklı

  • 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı: aynı tutar

Vadesi bir yılı aşmayan kısım kısa vadeli sınıftaki 372 hesabına alınıyor; geri kalanı uzun vadeli kalıyor.

Çalışan ayrıldığında ödenen tazminat karşılığı kapatıyor: 472 veya 372 borçlanır, banka alacaklanır. Ayrılan karşılık ödenen tutardan azsa fark gider yazılıyor, fazlaysa konusu kalmayan karşılık olarak gelir yazılıyor.

Diğer karşılık türleri

Kıdem tazminatının yanında birkaç karşılık türü daha var.

  • Maliyet gider karşılıkları. Dönemde oluşmuş ama tutarı kesinleşmemiş giderler.
  • Garanti karşılıkları. Satılan ürünün garanti süresi içinde doğacak onarım yükümlülüğü.
  • Dava karşılıkları. Aleyhte sonuçlanması muhtemel davalar için ayrılan tutar.
  • Vergi karşılığı. Dönem kazancı üzerinden hesaplanan ama henüz beyan edilmemiş vergi.

Her birinde aynı mantık işliyor: yükümlülük doğmuş, tutarı tahmin ediliyor, gider bugünün dönemine yazılıyor.

Vergisel durum ile muhasebe arasındaki fark

Burada bir ayrım var ve sınavda da uygulamada da karşılaşılıyor. Muhasebe standartları karşılık ayrılmasını gerektiriyor; vergi mevzuatı ise her karşılığı gider olarak kabul etmiyor.

Kıdem tazminatı karşılığı bunun en bilinen örneği: muhasebe açısından ayrılıyor ve ticari kârı düşürüyor, ama vergi matrahının hesabında indirim olarak kabul edilmiyor. Gider ancak fiilen ödendiğinde vergi matrahını düşürüyor.

Bunun sonucu ticari kâr ile mali kârın ayrışması. Ayrılan karşılık ticari kârı düşürüyor, sonra vergi hesabında kanunen kabul edilmeyen gider olarak matraha geri ekleniyor. İki kârın neden farklı olduğunun en sık rastlanan sebeplerinden biri bu.

Karşılık ile amortisman benzemez

İkisi de bir tutarı dönemlere dağıtıyor ve bu yüzden karıştırılıyor. Ama yönleri ters.

Amortisman, geçmişte yapılmış bir ödemeyi gelecek dönemlere dağıtıyor: para çıkmış, gider yıllara bölünüyor.

Karşılık, gelecekte yapılacak bir ödemeyi bugüne çekiyor: para henüz çıkmamış, gider bugün yazılıyor.

Bilançodaki yerleri de farklı. Birikmiş amortisman aktif tarafta, varlığın değerini düzelten bir hesap. Karşılık ise pasif tarafta, bir yükümlülük.

Ortak noktaları nakit hareketi olmadan gider yazdırmaları. İkisi de kârı düşürüyor, ikisi de kasadan para çıkarmıyor. Bu yüzden kâr ile nakit arasındaki farkın en büyük kalemleri arasında ikisi birlikte yer alıyor.

Karşılığın tutarı nasıl tahmin edilir

Karşılık bir tahmin ama keyfî bir tahmin değil. Dayanağının gösterilebilir olması gerekiyor ve dayanak türüne göre değişiyor.

Kıdem tazminatında hesap, çalışanların kıdem süreleri ve ücretleri üzerinden kuruluyor: her çalışanın o tarihe kadar hak kazandığı tutar toplanıyor. Veri bordro kayıtlarından geliyor, yani tahminin girdisi defterin kendisinde.

Garanti karşılığında geçmiş deneyim kullanılıyor: önceki yıllarda satılan ürünlerin ne kadarının garanti kapsamında onarıldığı oranlanıyor. Dava karşılığında ise hukuki görüş esas alınıyor.

Üçünün ortak noktası şu: tahminin bir yöntemi var ve o yöntem dönemler arasında korunuyor. Her dönem başka bir yöntemle hesaplanan karşılık, kârı istenen yöne çekmenin aracına dönüşüyor ve bu yüzden denetimde ilk bakılan yerlerden biri.

Kendini sına

Her soruda ilk seçimin sayılır. Açıklama, seçim yapınca açılır.

  1. Açılmış bir davada aleyhte karar çıkarsa ödeme yapılacak. Karar henüz çıkmadı. Bu nasıl değerlendirilir?

  2. Kıdem tazminatı karşılığı ayrılmazsa hangi iki dönem birden yanlış olur?

  3. Ayrılan kıdem tazminatı karşılığı, ödenen tazminattan az çıktı. Fark ne olur?

  4. Kıdem tazminatı karşılığı vergi matrahı bakımından nasıl değerlendirilir?

  5. Karşılık ile amortisman arasındaki temel fark nedir?

İlerlemeni kaydetmek, kaldığın yerden devam etmek için giriş yapabilirsin. Dersi okumak için gerekmiyor.

Giriş yap

Bu ders şu yollarda da okunuyor: Sıfırdan ileri düzeye