İçeriğe geç
Muhasebe mesleğine giriş

Mali borçlar: krediler ve çıkarılmış tahviller

İleri3 dakika

Bu dersten önce Tekdüzen hesap planı nasıl okunur okunmuş olmalı.

Bu dersten sonra

  • Kredi kullanımı, taksit ödemesi ve faiz tahakkukunu ayrı ayrı kaydedebilmek
  • Uzun vadeli borcun kısa vadeye aktarılmasını yapabilmek

Mali borçlar, işletmenin finansman sağlamak amacıyla üstlendiği borçlardır: banka kredileri, finansal kiralama borçları, çıkarılmış tahviller ve bonolar. Ticari borçlardan ayrıldıkları yer kaynağı: ticari borç mal veya hizmet alımından doğar, mali borç para temin etmekten.

Kredi kullanımı bir gelir değil

Kredi kullanıldığında banka hesabına para girer. Bu para gelir değildir, çünkü karşılığında eşit tutarda bir yükümlülük doğar. İşlem bilanço eşitliğinde aktif ve pasifi birlikte büyütür.

Borçlu

  • 102 Bankalar: 100.000

Alacaklı

  • 300 Banka Kredileri: 100.000

Vade bir yılı aşıyorsa alacaklı hesap 400 Banka Kredileri olur. Ayrım kullanım anında yapılır ve dönem sonunda gözden geçirilir.

Bu kaydın yanlış yapılması sık görülen bir hata. Krediyi gelir yazmak dönem kârını olduğundan yüksek gösteriyor ve bilançoda borcu hiç göstermiyor.

Taksit ödemesinde iki kalem

Taksit ödendiğinde çıkan paranın tamamı gider değil. Taksit iki parçadan oluşuyor ve ikisi ayrı yerlere gidiyor.

Anapara kısmı borcu azaltır: 300 hesabı borçlanır. Faiz kısmı dönemin gideri olur: 780 Finansman Giderleri borçlanır. İkisinin toplamı kadar banka alacaklanır.

Borçlu

  • 300 Banka Kredileri: 8.000
  • 780 Finansman Giderleri: 2.000

Alacaklı

  • 102 Bankalar: 10.000

Ayrımın yapılmaması iki hatayı birden doğuruyor: gider olduğundan yüksek çıkıyor ve borç hesabı kapanmadığı için bilançoda durmaya devam ediyor. Ödeme planı bu ayrımı taksit taksit gösterdiği için, kaydın dayanağı o plan.

Faiz tahakkuku

Faiz, ödeme tarihinden bağımsız olarak zamanla işler. Dönem sonunda işlemiş ama henüz ödenmemiş faiz bulunuyorsa tahakkuk ettirilir: finansman gideri borçlanır, 381 Gider Tahakkukları alacaklanır.

Bu kayıt dönemsellik kavramının sonucu. Ocakta ödenecek bir faizin aralığa düşen kısmı aralığın gideridir; ödeme tarihini beklemek gideri yanlış döneme yazmak olur.

Tahakkuk eden faiz, ödeme yapıldığında 381 hesabından kapanır. Ödeme anında yeniden gider yazılması, aynı gideri iki dönemde birden yazmak olur.

Vade ayrımı her dönem yenilenir

Uzun vadeli bir kredinin bir yıl içinde ödenecek taksitleri, dönem sonunda kısa vadeli sınıfa aktarılır.

Borçlu

  • 400 Banka Kredileri: bir yıl içinde ödenecek kısım

Alacaklı

  • 300 Banka Kredileri: aynı tutar

Aktarma her dönem sonunda yeniden yapılır, çünkü vade her yıl yaklaşıyor. Beş yıllık bir kredide bu işlem beş kez tekrar ediyor.

Atlanması bilançonun likidite okumasını bozuyor: bir yıl içinde ödenecek bir borç uzun vadeli görünüyor ve cari oran olduğundan iyi çıkıyor. Bankanın ve ortağın baktığı yer tam olarak burası.

Çıkarılmış tahviller

Sermaye şirketleri, kredi yerine tahvil çıkararak da borçlanabiliyor. Tahvil bir borç senedi: üzerinde yazılı tutarı vadesinde ödeme ve dönemsel faiz verme taahhüdü taşıyor.

Kayıtta çıkarılan tahvil bir mali borç olarak alacaklanır. Nominal değerin altında satılmışsa aradaki fark bir finansman maliyeti olarak vadeye dağıtılır; üstünde satılmışsa aynı mantık ters yönde işler.

İşletmenin kendi çıkardığı tahvili sonradan geri satın alması mümkün. Bu durumda borç azalır ve ödenen bedel ile kayıtlı tutar arasındaki fark sonuç hesaplarına gider.

Finansal kiralama

Bir varlığın finansal kiralamayla edinilmesi, görünüşte bir kira işlemi ama özünde bir borçlanma. Varlık kullanım hakkı işletmeye geçiyor ve karşılığında taksit ödeme yükümlülüğü doğuyor.

Bu yüzden kayıt kira gideri olarak değil, varlık edinimi ve borçlanma olarak yapılıyor: varlık aktifleştirilir, karşılığında finansal kiralama borçları alacaklanır. Ödenen taksitler yine anapara ve faiz olarak ayrılıyor, varlık ise amortismana tabi tutuluyor.

İşlemin kira gibi kaydedilmesi hem varlığı hem borcu bilançodan saklıyor. Özün önceliği kavramı burada devreye giriyor: işlemin hukuki biçimi değil, ekonomik içeriği esas alınıyor.

Yabancı para kredilerde kur riski

Yabancı para cinsinden alınan kredi, dönem sonunda kurla yeniden değerlenir ve fark sonuç hesaplarına gider. Kur yükseldiğinde borç büyür ve aradaki fark kambiyo zararı olarak yazılır.

Bunun pratik sonucu şu: işletme hiç yeni borç almadan, hiç ödeme yapmadan borcunun büyüdüğünü görebiliyor. Dönem kârı, faaliyetle ilgisi olmayan bir sebeple düşebiliyor.

Risk, gelirin hangi para biriminde olduğuna bağlı. Geliri de yabancı para cinsinden olan bir işletmede kur hareketi iki tarafı birden etkiliyor ve büyük ölçüde dengeleniyor. Geliri lirayla olan bir işletmede ise risk tek taraflı kalıyor ve kredinin para birimi bir karar olarak öne çıkıyor.

Bilançoda bu riskin görünür olması için yabancı para borçların ayrı izlenmesi gerekiyor; tek hesapta toplandığında maruz kalınan tutar okunamıyor.

Kendini sına

Her soruda ilk seçimin sayılır. Açıklama, seçim yapınca açılır.

  1. Banka kredisi kullanıldı ve hesaba 100.000 lira girdi. Bu tutar nasıl kaydedilir?

  2. 10.000 liralık taksit ödendi; 8.000 lirası anapara, 2.000 lirası faiz. Gider olarak ne yazılır?

  3. Ocakta ödenecek faizin aralığa düşen kısmı dönem sonunda ne yapılır?

  4. Uzun vadeli kredinin bir yıl içinde ödenecek taksitleri dönem sonunda kısa vadeye aktarılmazsa ne olur?

  5. Finansal kiralamayla edinilen varlık neden kira gideri olarak kaydedilmez?

Sözlükte

İlerlemeni kaydetmek, kaldığın yerden devam etmek için giriş yapabilirsin. Dersi okumak için gerekmiyor.

Giriş yap