Fazla çalışma ve yıllık izin
Bu dersten önce İlk çalışanı almak muhasebede neyi değiştirir okunmuş olmalı.
Bu dersten sonra
- Fazla çalışma ile fazla sürelerle çalışmayı ayırt edebilmek
- Yıllık izin kaydının neden tutulduğunu açıklayabilmek
Fazla çalışma ve izin, çalışanla işveren arasındaki uyuşmazlıkların en sık konusu. Sebebi genellikle hak ihlali değil, kayıt eksikliği: iki taraf da kendi hatırladığını doğru sanıyor ve yazılı bir şey bulunmuyor.
Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma
İkisi ayrı kavram ve karşılıkları farklı.
Fazla çalışma, kanunda belirlenen haftalık çalışma süresinin aşılması. Her bir fazla saat için ücretin zamlı ödenmesi gerekiyor.
Fazla sürelerle çalışma, haftalık çalışma süresi sözleşmeyle kanuni sınırın altında belirlenmişse, o süreyi aşan ama kanuni sınırı aşmayan çalışma. Zam oranı farklı.
Üçüncü bir seçenek de var: çalışan, zamlı ücret yerine serbest zaman isteyebiliyor. Her fazla saat karşılığında belirli bir süre serbest zaman kullanılıyor.
Oranlar burada yazılmıyor çünkü kanunla belirlenmiş ve değişebiliyor. Bilinmesi gereken şu: fazla çalışmanın bir bedeli var ve bedeli ödemeden fazla çalıştırmak mümkün değil.
Sınırlar ve onay
Fazla çalışmanın yıllık bir üst sınırı bulunuyor ve bu sınır aşılamıyor. Ayrıca bazı çalışan grupları için fazla çalışma yapılması mümkün değil.
Fazla çalışma için çalışanın onayı aranıyor. Onay genellikle iş sözleşmesinde ya da ayrı bir belgede alınıyor ve belirli dönemlerde yenilenmesi gerekiyor.
Onayın olmaması, fazla çalışmayı geçersiz kılmıyor ama ücretini ödeme yükümlülüğünü ortadan da kaldırmıyor: çalışma yapılmışsa ücreti doğuyor. Onayın asıl işlevi, çalışanı zorunlu fazla çalışmadan korumak.
Yıllık izin
Belirli bir kıdeme ulaşan çalışan yıllık ücretli izne hak kazanıyor. İzin süresi kıdeme göre artıyor ve kanunda alt sınırlar belirlenmiş durumda.
İznin iki özelliği var. Birincisi ücretli olması: izin süresince ücret ödenmeye devam ediyor. İkincisi kullanılması esas olması: izin paraya çevrilerek ortadan kaldırılamıyor, ancak iş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmayan izin ücreti ödeniyor.
Bu ikinci nokta bir yükümlülük biriktiriyor. Kullanılmayan izinler her yıl üst üste eklenerek, ayrılış anında tek seferde ödenecek bir tutara dönüşüyor. İzin kullandırmamak bir tasarruf değil, ertelenmiş bir ödeme.
Puantaj: iki kaydın da kaynağı
Fazla çalışma ve izin kayıtlarının ortak kaynağı puantaj: hangi çalışanın hangi gün kaç saat çalıştığının kaydı.
Küçük işletmelerde tutulmuyor ve ay sonunda tahmin ediliyor. Tahminin iki sonucu var: bordro yanlış hesaplanıyor ve bir uyuşmazlıkta elde yazılı bir şey bulunmuyor.
İspat yükü burada belirleyici. Çalışma süresine ilişkin uyuşmazlıkta işverenin kayıt tutma yükümlülüğü var; kayıt yoksa çalışanın iddiası daha kolay kabul görüyor.
Tutulması zor değil: basit bir tablo, günlük giriş çıkış saatleri ve aylık toplam. Elektronik bir sistem varsa çıktısı yeterli. Önemli olan düzenli olması ve çalışanın da görebileceği biçimde tutulması.
İzin defteri ve yazılı talep
İzin kullanımı da kayıt gerektiriyor. İzin defteri ya da eşdeğer bir kayıt tutuluyor; izin talebi ve onayı yazılı oluyor.
Bu kayıt iki tarafı birden koruyor. İşveren, kullandırılan izni ispat edebiliyor; çalışan, kalan izin hakkını görebiliyor.
Yıl sonunda yapılacak basit bir kontrol çoğu sorunu önlüyor: her çalışan için hak kazanılan, kullanılan ve devreden izin günleri yazılıp çalışana bildiriliyor. Bir sayfalık bu özet, yıllar sonra çıkan tartışmaların büyük kısmını baştan kesiyor.
Bordroya yansıması
Fazla çalışma ve kullanılmayan izin ücreti bordroda ayrı satırlarda görünüyor ve ikisi de prime esas kazanca ve vergi matrahına giriyor.
Bu yüzden ay içinde yapılan fazla çalışmanın müşavirine zamanında bildirilmesi gerekiyor. Bildirilmediğinde bordro eksik düzenleniyor ve sonradan düzeltilmesi ek bir beyan işi doğuruyor.
Hafta tatili ve resmî tatil
Çalışma süresiyle ilgili iki kalem daha var ve ikisi de fazla çalışmadan ayrı.
Hafta tatili, haftanın belirli bir gününde kesintisiz dinlenme hakkı. Bu günde çalışılması hâlinde ücret zamlı ödeniyor ve bu, fazla çalışmadan ayrı bir hesap.
Resmî tatil ve bayram günlerinde çalışma da ayrı bir karşılık doğuruyor. Çalışılmadığında ücret ödenmeye devam ediyor; çalışıldığında ek ödeme yapılıyor.
Bu kalemlerin karıştırılması bordroyu yanlış hesaplatıyor. Bir çalışan hem fazla çalışma hem hafta tatilinde çalışma yaptıysa, ikisi ayrı satırlarda ve ayrı karşılıklarla görünmek zorunda.
Perakende, yiyecek içecek ve hizmet işlerinde bu kalemler her ay doğuyor. Puantajın yalnızca saat değil gün bilgisini de taşıması bu yüzden gerekli: hangi günün hafta tatili, hangisinin resmî tatil olduğu bordronun girdisi.
Kıdem ve ihbar: ayrılışta doğan iki kalem
İş sözleşmesi sona erdiğinde, koşulları varsa iki ayrı ödeme doğuyor ve ikisi karıştırılıyor.
Kıdem tazminatı, belirli koşullarla ayrılan çalışanın çalıştığı süreye karşılık aldığı tutar. İhbar tazminatı ise bildirim süresine uyulmaması hâlinde ödenen tutar.
İkisinin koşulları ve hesabı farklı; biri doğarken diğeri doğmayabiliyor. Hangisinin doğduğu çıkış sebebine bağlı ve bu yüzden çıkış kodu bu kalemleri de belirliyor.
Hesap mevzuata bağlı olduğu için burada formül verilmiyor. Bilinmesi gereken şu: bu tutarlar ayrılış anında tek seferde ödeniyor ve nakit planında yer tutuyor; kıdem tazminatı karşılığı ayrılmadığında bütün yük ayrılış ayına biniyor.
Kendini sına
Her soruda ilk seçimin sayılır. Açıklama, seçim yapınca açılır.
Fazla çalışma ile fazla sürelerle çalışma arasındaki fark nedir?
Çalışan fazla çalışma karşılığında zamlı ücret yerine ne isteyebilir?
Kullanılmayan yıllık izinler neden bir yükümlülük biriktirir?
Çalışma süresine ilişkin bir uyuşmazlıkta puantaj tutulmamışsa ne olur?
Hafta tatilinde yapılan çalışma fazla çalışmayla aynı satırda mı gösterilir?
Sözlükte
İlgili araçlar
İlerlemeni kaydetmek, kaldığın yerden devam etmek için giriş yapabilirsin. Dersi okumak için gerekmiyor.
Giriş yap