Mali analiz: kim, neyi, neden okur
Bu dersten önce Gelir tablosu nasıl kurulur okunmuş olmalı.
Bu dersten sonra
- Analiz türlerini kapsamına, amacına ve yapana göre sınıflandırabilmek
- Analizde kullanılan tabloları ve gerekli ön hazırlığı sayabilmek
Mali analiz, mali tablolardaki verilerin işlenerek işletmenin durumu hakkında yorum üretilmesi. Tablolar ham veri; analiz onları karara dönüştüren adım.
Üç okuyucu, üç soru
Aynı bilanço üç ayrı kişiye üç ayrı şey anlatıyor.
Kredi veren, borcun geri ödenip ödenmeyeceğini soruyor. Likiditeye, borç yapısına ve nakit yaratma kapasitesine bakıyor.
Ortak ya da yatırımcı, yatırımının getirisini soruyor. Kârlılığa, öz kaynak verimine ve büyümeye bakıyor.
İşletme yönetimi, nerede ne yapıldığını soruyor. Faaliyet oranlarına, maliyet yapısına ve dönemler arası değişime bakıyor.
Bu yüzden "işletme iyi mi" diye bir soru yok. Soru her zaman daha dar: borcunu ödeyebilir mi, yeterli kazanıyor mu, kaynaklarını verimli kullanıyor mu.
Analiz türleri
Üç ölçüte göre sınıflandırılıyor.
Kapsamına göre. Statik analiz tek bir döneme bakıyor; dinamik analiz birden fazla dönemi karşılaştırıyor. Statik analiz bir fotoğraf, dinamik analiz bir eğilim gösteriyor.
Amacına göre. Yönetim analizi karar için, kredi analizi borç verme kararı için, yatırım analizi ortaklık kararı için yapılıyor.
Yapana göre. İç analiz işletme içinden, bütün kayıtlara erişimle yapılıyor; dış analiz yalnızca yayımlanan tablolarla yapılıyor ve bu yüzden daha sınırlı.
Dış analizin sınırı önemli bir uyarı taşıyor: elde yalnızca iki tablo varsa, o tablolarda görünmeyen hiçbir şey hakkında yorum yapılamıyor. Nazım hesaplarda duran kefaletler, dipnotlarda açıklanan koşullu yükümlülükler ve alacakların yaş dağılımı bu yüzden dipnotlarla birlikte okunuyor.
Dört analiz tekniği
Ünitenin geri kalanı dört teknik üzerine kurulu ve dördü aynı tabloyu dört ayrı biçimde okuyor.
Karşılaştırmalı tablolar analizi. İki ya da daha fazla dönemin tabloları yan yana konuyor ve kalem kalem değişim ölçülüyor.
Dikey yüzde analizi. Tek bir dönemin kalemleri bir toplama oranlanıyor ve yapı görünür hâle geliyor.
Eğilim yüzdeleri analizi. Bir yıl temel alınıp sonraki yıllar ona oranlanıyor ve uzun dönemli yön çıkıyor.
Oran analizi. İki kalem birbirine bölünerek anlamlı bir ölçü üretiliyor.
Dördü birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı. Oran analizi bir sorun işaret ettiğinde, sebebini karşılaştırmalı tablolar gösteriyor.
Analizden önce yapılacaklar
Analize geçmeden önce tabloların kullanılabilir hâle getirilmesi gerekiyor ve bu hazırlık atlanırsa sonuçlar yanıltıcı oluyor.
Tabloların aynı biçime getirilmesi. Farklı dönemlerin tabloları farklı ayrıntıda düzenlenmiş olabiliyor; karşılaştırma için aynı kalem adları ve aynı gruplama gerekiyor.
Vade ayrımının kontrolü. Kısa ve uzun vadeli ayrımı yanlışsa likidite oranlarının tamamı yanlış çıkıyor.
Düzenleyici hesapların yerinde olması. Birikmiş amortisman, şüpheli alacak karşılığı ve stok değer düşüklüğü karşılığı ait oldukları kalemden düşülmüş olmak zorunda.
Olağan dışı kalemlerin ayrılması. Bir duran varlık satışından doğan kâr, işletmenin olağan performansının parçası değil. Dönemler karşılaştırılırken ayrılması gerekiyor.
Son madde en sık atlanan. Bir yılın kârı tek seferlik bir satıştan geliyorsa, o yılı sonraki yılla karşılaştırmak yanlış bir düşüş gösteriyor.
Analizin sınırları
Analiz bir teşhis aracı, bir cevap makinesi değil. Üç sınırı var ve sınavda da sorulıyor.
Birincisi geçmişe dayanması. Tablolar olmuş olanı gösteriyor; gelecek hakkında çıkarım yapmak analistin işi ve bir varsayım taşıyor.
İkincisi karşılaştırma ölçüsü sorunu. Bir oranın iyi mi kötü mü olduğu sektöre, işletmenin büyüklüğüne ve iş modeline bağlı. Perakendede makul bir stok devir hızı, inşaatta anlamsız.
Üçüncüsü tablolarda görünmeyenler. Müşteri bağlılığı, çalışan niteliği, marka değeri ve yönetim kalitesi tabloda yok ama işletmenin geleceğini belirliyor.
Bu yüzden analizin çıktısı bir not değil, bir soru listesi: hangi kalem neden değişti, bu değişim sürecek mi, karşılığı nerede.
Karşılaştırma ölçüsü nereden gelir
Bir oranın yorumlanması için bir ölçüye ihtiyaç var ve ölçü üç yerden geliyor.
İşletmenin kendi geçmişi. En güvenilir ölçü bu: aynı işletmenin önceki dönemleri. İş modeli ve sektör sabit kaldığı için karşılaştırma anlamlı.
Sektör ortalaması. Aynı işi yapan işletmelerin ortalaması. Elde edilmesi zor ve her sektör için yayımlanmıyor; ayrıca ortalama, çok farklı ölçekteki işletmeleri tek sayıda topluyor.
Önceden belirlenmiş hedef. İşletmenin kendi koyduğu bütçe ya da planlanan oran. Sapma analizinin mali tablolardaki karşılığı.
Dördüncü bir ölçü olarak genel kabul görmüş oranlar anılıyor ama bunlar en zayıf ölçü: sektöre ve iş modeline duyarsız oldukları için yanlış yargıya yol açıyorlar.
Pratikte en işe yarayan birinci ölçü. "Bu oran iyi mi" sorusu cevaplanamıyor, ama "bu oran geçen yıla göre nereye gitti" sorusu her zaman cevaplanabiliyor.
Kendini sına
Her soruda ilk seçimin sayılır. Açıklama, seçim yapınca açılır.
Tek bir döneme bakan analiz nasıl adlandırılır?
Dış analizin temel sınırı nedir?
Bir duran varlık satışından doğan kâr, dönemler karşılaştırılırken neden ayrılır?
Kısa ve uzun vadeli ayrımının yanlış olması neyi bozar?
Bir oranın iyi mi kötü mü olduğunu değerlendirmek için en güvenilir karşılaştırma ölçüsü nedir?
Sözlükte
İlgili araçlar
İlerlemeni kaydetmek, kaldığın yerden devam etmek için giriş yapabilirsin. Dersi okumak için gerekmiyor.
Giriş yapBu ders şu yollarda da okunuyor: Sıfırdan ileri düzeye